İstanbul Suriçi Grubu Derneği

İKİNCİ HANIMEFENDİLER TOPLANTISI

İstanbul Suriçi Grubu Derneğinin, yeni bir oluşumu olan İstanbul Hanımefendileri Toplantılarının ikincisini 9 Mart 2013 Cumartesi günü '' Madencilik faaliyeti sona ermiş alanları rehabilite edip ağaçlandırarak tekrar doğaya sunan karaelması yeşile dönüştüren'' Kutorman Sponsorluğunda hanım davetlilerin katılımlarıyla Topkapı Barcelo  Eresin Otelde gerçekleştirdi.

  Toplantıya İstanbul Suriçi Grubu Derneği Genel Başkanı eşi Nevin ABİ, Genel Sekreter Fatma AKIN, Yönetim Kurulu Üyesi İsmet ASLAN, toplantının onur konuğu olan Merve Kavakçı İSLAM hanımefendinin yanı sıra Dış İşleri Bakanı Ahmet DAVUTOĞLU eşi Sare DAVUTOĞLU, İstanbul Milletvekili Tülay KAYNARCA, Tekirdağ Valisi eşi Haticenur YERLİKAYA, Şule Yüksel ŞENLER, Konya Milletvekili Kerim ÖZKUL eşi Emine Türkan ÖZKUL, Melahat YALÇINKAYA, Ayşe CEVAHİR, Kültür Üniversitesi Rektörü Sıddıka Semahat DEMİR, Osmanlı Hanedanına mensup aile bireyleri, Beşiktaş Kaymakam eşi Nuray YÜCEL, Eyüp Kaymakam eşi Mine KAYMAK, Fatih Kaymakam eşi Şengül ÜMİT ve diğer ilçelerimizden kaymakam eşleri ile İstanbul Vali Yardımcı eşleri, Ak Parti Kadın Kolları İstanbul İl Başkan Yardımcısı Şeyma DÖĞÜCÜ,bayan banka yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri hekimler ve iş sanat dünyasından pekçok hanım katılımcı ile gerçekleşti.

Kahvaltının ardından Dilber TOSUN hanımefendinin yaptığı yemek duasından sonra toplantıya geçildi.

            Toplantı İstanbul Suriçi Grubu Derneği Genel Sekreteri Fatma AKIN hanımefendinin açılış konuşması ile başladı. Sayın AKIN konuşmasında

''İyilerle iyileri buluşturan, hayır ve sinerji üreten ve aynı zamanda konusunda en iyi olanların kendilerini anlatma fırsatı bulduğu entellektüel bir ortam oluşturan; İstanbul Suriçi Grubu Derneğimizin, İSTANBUL HANIMEFENDİLERİ Toplantılarının birine daha hoş geldiniz.

Devleti Ali Osman’ın payitahtı, şehirlerin sultanı sultanların şehri kıymetlimiz İstanbul’un orta yerinde – sur içinde – kurulan İstanbul Suriçi Grubu Derneği, 20. Yılında bugüne kadar düzenlediği yüzlerce toplantının ve etkinliğin onurunu ve gururunu yaşamaktadır.

  İçtima-i hayatta cemiyetlerin etkinliğinin önemini biliyoruz. Buna binaen İstanbul Suriçi Grubu Derneği olarak her geçen gün faaliyetlerimizi ve faaliyet alanlarımızı genişletmekteyiz.

İstanbul Suriçi Grubu Derneği;  kendi alanında etkin ve aktif olan bireyleri yine kendi alanında etkin ve aktif olan diğer bireylerle buluşturma düsturunu kendisine ilke edinmiştir. Aylık düzenli olarak kamuoyuna sunduğu birbirinden önemli toplantılarına bir yenisini eklemiş ve bu şiarda yoluna devam etmektedir.

Lobi faaliyetlerinin anlam ve ehemmiyeti tüm dünya insanlığının malumudur. İstanbul Suriçi Grubu Derneği bu malumun bilincinde olmanın ağırlığını taşımaktadır. Bu sorumluluğu hassasiyetle taşırken beslendiği kökleri unutmadan hareket etmektedir. Yine bağlı olduğu kültürel, tarihsel ve içtimai değerleri muhafaza etmekte ve bu değerleri sonraki nesillere aktarmayı görev bilmektedir. Bu düsturla hareket eden derneğimiz bu yönüyle Türkiye’de önemli bir mihenk taşı haline gelmiştir.

  Hanımlar hayatın devamını sağlayan ana unsurdur. Ailenin merkezi Onların durduğu yerdir. Ailelerden oluşan şehir, zor doğa koşullarına karşı kurulan yaşam mekânıdır. Ve şehirler doğaya göre dişil karakterlidir. Çünkü şehri oluşturan insan, insanı şehirle tanıştıran annedir. Evine düzen veren anne, şehri imar edeni de yetiştiren kişidir. Dolayısıyla hanımlar, şehrin görünmeyen mimarlarıdır.

            Kültür ve Medeniyet şehirlerde üretilir. İstanbul, bizim medeniyetimizin başkentidir. İstanbul hanımefendisi medeniyetimizin merkezinde duran insandır. İstanbul hanımefendisi olmanın okulu yoktur. O, ailede ve toplumda yaşanan kültürün eseridir.

            Hanımefendi her şeyden önce evinin sultanıdır. Şık ama mütevazı giyinir, kuşanır. Zengin kelime hazinesi ile tane tane, akıcı, telaffuzu düzgün, şiir gibi konuşur. Görgülüdür. Ne söyleyeceği kadar, nasıl söyleyeceğine de özen gösterir. Hitabetinde tevazu, nezaket, vardır. Şekilden ziyade özünde zengindir. Davranışlarında asaleti, kabiliyeti, zarafeti ve letafeti yaşadığını gösterir. Eğitimlidir. Yabancı dil bilir. Her şeyden önce cenneti ayakları altına alanlar gibi iyi bir annedir. Kanaat, bereket ve merhamet sahibidir.  Beşik sallayan elleri zamanı gelince cihana da hükmeder.

            İstanbul hanımefendisi kültür ve medeniyetimizin en bariz haliyle yaşadığı İstanbul ailelerinde yetişirdi. Kırsaldan kente toplumsal hareketi yaşadığımız son elli yılda ne yazık ki bu yüksek aile kültürünü sürdüremedik. Şehirleşme ve şehirlileşme sorunlarımızı son on yılda çözmeye başladık. Ama daha alacak çok yolumuz var. “Su akar yatağını bulur” sözünde ifade edildiği gibi gelecekten ümitliyiz. Çünkü hanımefendisiz bir İstanbul olamaz.

            Bu bağlamda düşündüğümüzde Hz. Hatice ile başlayan İslam Hanımefendiliği süreci, ilk şehit kadın Hz. Sümeyye ile devam eder. Hz. Ayşe ve Hz. Fatma, İslam Hanımefendiliğinin önemli örnekleridir. Bu süreç Anadoluya gelindiğinde Hayma Ana, Bala Hatun isimlerini bize hatırlatır, Şerife Bacı ve Nene Hatun isimleri ile taçlanır. Dolayısıyla İstanbul Hanımefendisi, İslam Hanımefendisi kavramıyla üst üste çakışır ve çakışmalıdır da. Bugünkü onur konuğumuz Merve Kavakçı İslam Hanımefendi, bir İstanbul ve İslam Hanımefendisi olduğu için bundan tam 14 yıl önce, 28 Şubat sürecinin tam ortasında bu kimliğinden dolayı zulme uğramış bir kişidir. İstanbul Suriçi Grubu Derneği adına, vizyonumuza ve misyonumuza uygun olarak kendisini İstanbul Hanımefendisi Toplantılarının ikincisinde ağırlamaktan büyük bir şeref ve haz duyduğumuzu belirtirken bu toplantılarımızın oluşmasında büyük emeği ve desteği olan İstanbul Suriçi Grubu Derneğimizin Genel Başkanı sevgili büyüğümüz sayın Nedim ABİ beyefendiye'de teşekkürlerimi sunuyor ve tüm misafirlerimize bir kez daha hoş geldiniz demek istiyorum'' şeklinde sözlerini tamamladı.

Emine Türkan ÖZKUL, Melahat YALÇINKAYA, Şeyma DÖĞÜCÜ, Tülay KAYNARCA ve Şule Yüksel ŞENLER hanımefendilerin selamlama konuşmalarının ardından günün onur konuğu olan Merve Kavakçı İSLAM kürsüye davet edildi. 

Fazilet Partisi'nden 1999 yılında milletvekili seçilen, ancak göreve başlamadan milletvekilliği düşürülen Merve Kavakçı İSLAM şunları söyledi.

''Türkiye'de kadına karşı şiddet, sadece karşı cinsten değil, hemcinslerden gelebilen ve devlet eliyle yapılan sistematik şiddet sona erdiğinde bitmiş olacak'' dedi. 

İstanbul Suriçi Grubu Derneği tarafından düzenlenen İstanbul Hanımefendileri Toplantıları'nda konuşan İslam, sadece İslam dünyasında değil, Türkiye'de dahil olmak üzere gelişmesini tam anlamıyla bitirmemiş ülkelerde sivil toplum örgütlerinin yerine ''devlet toplum örgütleri''nin bulunduğunu söyledi. 

     Çoğulcu sivil toplumların oluşabilmesi için sivil toplum örgütlerine ihtiyaç olduğunu ifade eden İslam, ''Bir ülkenin demokratikleşip, demokratikleşmediğini nasıl anlayabiliriz- Sivil toplum dediğimiz şey çok canlıysa demokratiktir. Fakat çok da parçalı olmalı, tek tip olmamalı. 1990'lı yıllar itibarıyla Türkiye'de bu konuda müthiş bir değişim var. Bir çoğu da kadınların başarısı'' diye konuştu. 
     Türkiye'yi batılı siyasetçiler gözünde özel kılan şeyin, haklar konusu olduğunu vurgulayan İslam, bunun en önemli sebebinin Türkiye'deki kadın haklarının durumu olduğunu anlattı. 

 İslam, Türkiye'nin uluslararası literatürde rol model bir ülke olduğunu dile getirerek, ''Üretilen bütün batı kaynaklı bilgiler, Türkiye'ye istisnai özellik veriyor. Bunun ana sebebi, sekülerleşme, laikleşme ve kadın haklarının Türkiye'deki kadınlar tarafından idrak ediliyor olması tezi'' ifadesini kullandı. 

 Merve Kavakçı İSLAM, 2010 yılı Cinsiyet Ayrımı Uçurumu Raporu'na göre, Türkiye'nin, 134 ülke içinde 126, 2012 yılı itibarıyla da 124. sırada yer aldığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: 
     ''Türkiye, küresel köy içerisinde bölgesel bir güç, denge ve karar merkezi. Türkiye'nin, aşılamaz bir kimlik içinde şahsiyetli bir siyaset güderken, içte bu sorunları yaşıyor olması anlaşılır gibi değil. Anayasa'da, Medeni Kanun'da kadınlar konusunda bazı değişiklikler yapıldı. Bu, uzun süreli bir süreç. Devlet, uygun gördüğü kadar hakları insanlara veriyor. Bu da Türkiye'nin de içinde bulunduğu kategoride, devlet feminizmi olarak adlandırılan bir bakış açısı. Devlet 1923 yılı itibarıyla belli noktalarda eşitliği getirmiş. Ama kadınlar daha fazlasını isteyip, gerçek anlamda bir eşitlik talep ettiklerinde devlet, 'Bir dakika, o kadar da değil. Ben karar vereyim sizin ne derece, hangi noktalara getirilebileceğinize' diyor. İşte bu çok önemli bir sorun. Orada da zaten başını örtmeyi seçen kadınlara vatandaşlık haklarını tam anlamıyla sağlayamıyor. Burada da sorun yaşamaktayız.

  Türkiye'de kadına karşı şiddet, sadece karşı cinsten değil, hemcinslerden gelebilen ve devlet eliyle yapılan sistematik şiddet sona erdiğinde, başını örten kadınların başörtüleri faktör olmaktan çıktığı, bir başı örtülü kadını başörtüsünü görmeden değerlendirebildiğimiz zaman bitmiş olacak.'' diyerek sözlerini tamamladı. 

Merve Kavakçı İSLAM hanımefendiye günün hatırası olarak Genel Başkan Nedim ABİ eşi Nevin ABİ bir plaket takdim etti. Toplu olarak çekilen fotoğrafların ardından toplantının sürpriz konuğu sayın Sare DAVUTOĞLU hanımefendi salona teşrif ettiler. Kürsüde kısa bir selamlama konuşmasının ardından samimi sohbete geçilerek toplantı bir süre daha devam etti. Hatıra fotoğraflarının ardından birsonraki toplantıda buluşmak temennileri ile toplantı sona erdi.

FOTOĞRAF İÇİN TIKLAYINIZ

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1378 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın